24 Eylül 2012 Pazartesi

Şişman Değil Kilolu

“Aslında ben küçükken çok zayıfmışım..” Bu cümleyi kilo fazlası olup söylemeyenimiz yoktur herhalde.. Ben de ilkokula başladığımda 19 kiloymuşum, annemin balık yağlarını ben burnumu tıkarken zorla ağzıma tıkıştırdığı günler dün gibi.. “Çocuğum bir kaşık daha al bak” derken şimdi evdeki çikolata çöplerimden iz takibinde kendisi.. Yaklaşık 3 sene boyunca gördüğüm alerji tedavisinden sonra çocuk irisi bir kimse olduğumdan bu yana en yakın dostum oldu “az az sık sık ye” rejimleri.. Ortaokul ve lise yıllarım Uno sponsorluğunda kepekli sandviçlerle, üniversite yıllarım da tavuklu sezar salatayla geçti.. Tüm bunlara rağmen şu an 34 beden olduğumu sanmayın, büyük bedenim hem de bayağı büyük bir beden.. Tabi bu “büyüklük" yol, su ve elektrik olarak bize geri dönüyor.. Alışverişe çıkıp minnoş boyutlardaki anneme ya da arkadaşlarıma hediye alırken “Bunun small bedeni var mı?” soruma “Yalnız o size olmaz” diyen süporsonik satış görevlileri listeye bir numaradan giriş yapıyor.. Tamam kilolu insanlar kendisini olduğundan ufak görür ama kendi bedeninin small olduğuna inanacak kadar da andaval olamazlar.. Lütfen insan zekasını küçümsemeyelim, tombiş insanların da gözü ve izanı var.. Bir ortamda “Ayyy Berkecan'ın sevgilisine bak ayı gibi” denildiğinde ortamın en heybetlisi olarak sizinle göz göze gelen arkadaş “Aman canım kilosu önemli değil tabi de kız uyuzmuş” gibi Asena'ya rakip bir kıvraklıkla kaz çevirir ve yakmaz.. Arabada arkaya oturduğunuzda sığabildiğiniz halde öndeki koltuğu ileri çeken ya da öne oturmadan koltuğu arkaya iten kibar insanlar bunu yapmayın rica ediyorum, biz sıkışsak da bu hareketiniz bize incelikten ziyade kabalık gibi geliyor.. Bırakın biz sıkışalım, böyle gayet mesuduz.. Çok aç bile olsanız dışarıda iştahla yemek yiyemezsiniz, siz yerseniz “Vay ayıya bak, yemiş yemiş sıçmamış, hala yiyor” olur, zayıf bir insan evladı bir kuzu yese “Helal olsun bu kadar yemeye kilo almıyor” olur.. Sanki ben yediğim her lokmanın bana et ve yağ olarak dönmesini kendim bilhassa istiyorum.. Birinin fiziği hakkında yorum yapma hakkınız yoktur, zira siz haddinizi bilip dönüp önce kendi koca totonuza, kaçak kat gibi çıkılmış göbeğinize bakmalısınızdır..  Etrafınızda size sürekli diyet listeleri ve küçük tavsiyeler veren fahri diyetisyenler de cabası.. "Benim kaynımın kızı maydanoz suyu içmiş, bir arkadaşım at kuyruğu yemiş valla 10 kilo vermiş" nutukları çeken insanlar.. Sanki yemek terifi veriyor canını sevdiğim, özümüzde hepimiz insan gibi görünsek bile çoğumuzun bünyesi farklıdır.. Çok eğitimli olmaya gerek yok, lise tahsili yapmış olmamız  bile bu temel farklılığı bilmemiz için kafi.. Fazla kilonun avantajları da var desem inanır mısınız? Profesyonel kilolu bir kimse olarak inanmanız gerektiğini söyleyebilirim.. Krizi fırsata çevirebilirsiniz.. 5 kişiyseniz arabaya bindiğinizde ön koltuk daima size aittir.. Girdiğiniz her ortamda biraz da espirili biriyseniz size oyuncak ayı muamelesi yapılır, sevgiye boğulursunuz.. Düşmanınız pek yoktur, çünkü rakip olarak görülmeyen, potansiyel olarak tehlikeli varsayılmayan kişisinizdir.. En güzeli de bir insan sizi sevdiğinde fiziğiniz yüzünden olmadığına sizi gerçekten sevdiğine yüzde yüz emin olabilirsiniz.. Bir de üzerinize düşen vazifeler vardır.. Her şişman kişisi komik olmak zorundadır.. Bu en asli görevinizdir.. Yüzünüz illa ki güzel olmak zorundadır.. “Ay güzel surat, gözlerin ne güzel, maşallah”.. Bu cümleyi Jaws'ın avına yaklaşırkenki müziği eşliğinde Allah'ın emri gibi takip eden diğer cümle gelir: “Biraz zayıflasan ne iyi olur, erkekler kapında kuyruk olur”.. Eh be ben halk ekmek kuyruğu muyum ? İnsanlar kapımda kuyruk olmasın, tek tek gelsinler.. Acele etmesinler benden hepsine yetecek kadar var.. Bir de şişman demek hakaret gibi geliyor insanlara.. Hani zenci demek ırkçılık kabul ediliyor da siyahi diyoruz ya, şişman insan evlatlarına da 'kilolu' yahut 'balık etli' denilince daha bir yumuşak olduğuna inanılıyor.. Unutmayalım ki hamsinin bir balık olduğu kadar balina da bir balık cinsidir.. Şişmansan şişmansındır, balık etliysen az şişmansındır, birbirimizi kandırmayalım lütfen.. Bu arada her kilo derdi olan insanın kahvaltıda bir bütün ekmek, öğlen bir tam kuzu akşam da dünyaları yediğini zannetmeyin, bir çoğu iştahlı olduğu için kilo alsa da sağlık sorunu olan, metabolik bir rahatsızlığı olan ya da ruhsal sıkıntıları yüzünden yiyip kilo veremeyen bir çok insan tanıyorum.. Eğer çevrenizde kilolu bir insan varsa onu gerçekten sevdiğiniz için kilo vermesini istiyorsanız onu gaza getirmek için kilolu olduğunu yüzüne vurmayın, ters tepki yapar.. Bırakın, o kendini hazır hissettiğinde beynine gerekli emri verip zayıflayacaktır.. Sanırım benim de vaktim geldi, seneye bu zamanlar zayıf insanların sorunları içerikli yazımla karşınızda olacağım.. Unutmadan, zayıf da olsanız şişman da olsanız kendiniz olun yeter, çünkü hiç bir maske sizi ömrünüzün sonuna dek sevdirmeye yeterli olmuyor ve kimse için şekil değiştirmeyin ne yapacaksanız kendiniz için yapın çünkü hayatınızın sonuna kadar sizinle olacak tek kişi yine sizsiniz.. Yazıma en sevdiğim karikatürlerden biriyle veda ediyorum.. Buseler..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder