23 Eylül 2019 Pazartesi

Diyet Derya Olmuş Bense Bir Gemi

                                       


Merhaba sevgili gönül dostları,
Şu an, Trt FM dinlemektesiniz gibi bir giriş oldu.. Selam ahali, ben diyet, sağlıklı beslenme ya da adına her ne derseniz ona başlayalı bir buçuk ay oldu.. Ben adını daha ziyade “zulüm” koydum.. Çok şükür karnım bir şekilde doyuyor, ama beni yakinen tanıyanlar bilir, kısıtlanmayı sevmem.. Sorumluluk sahibiyimdir, ama haddinden fazla disiplin beni boğar.. Aynı filmi 100 defa, ilk sefer izlermişçesine şoke olarak izlerim, lâkin anladım ki aynı menüyü her gün yemek benlik değilmiş.. Arkadaşlar, papaz gerçekten de her gün pilav yemiyormuş.. Fiks menünün tek iyi yanı, “bugün ne yesem” zahmetinin ortadan kalkması.. Seçenekler bir hayli az çünkü.. Geçen gün bulgur yiyemediğim için biraz gözyaşı döktüm.. Bazı bazı asaplarım bozulmuyor değil.. Bir de ilaç gibi saatli yemek is killing me softly.. Peki bunca eziyeti niye mi çekiyorum? Takribi 10 kg verdim. Epeydir giyemediğim kostümlerimin içine girip, içlerinde bir de nefes alabiliyor olmak gerçekten paha biçilemez.. “Gluteni kestim” ibaresiyle birlikte aşırı bir güzellik gelmedi bana.. Lâkin pelikan gibi olan gıdığım, hindi gıdığına terfi etti.. İnanmazsınız üşümeye başladım.. Geçenlerde kadim bir öğrencim, “Normal kızlar üşür” dedi.. O zaman fark ettim, ben “normal kızlar” gibi üşümeyi unutmuşum.. Hatta yanımda hoşlandığım bir bey olduğunda, “Aslanım buyur ceketimi al, ben üşümüyorum” diyecek hale gelmişim.. Velev ki üşüdüm, yanımdaki centilmen bey bana ceketini uzattı, “ceketin içine girer miyim, girersem çıkabilir miyim, ah ulan ya cart diye yırtılırsa?” minvalindeki deli sorular eşliğinde ecel terleri zaten insanı ısıtmaya yeter de artar bile.. Siz pijamanızı yanınıza almadan bir eve gittiğinizde, son dakika gece kalmaya karar verdiğinizde arkadaşınızın değil de eşinin pijamalarını giymek nedir, bilir misiniz? Ben bilirim.. Yahut, misafirlikte üşüdüğünüzde ev sahibinin en bol hırkasının size bolero gibi olmasının traji-komikliğini? Bilmezsiniz.. Bilenler kaleye mum diksin, bilahare konuşuruz.. Bir de, kırmızı çizgim, arka koltuğa bindiğinizde, ön koltuğun ileri çekilmesi.. Dokuz kusurlu hareketten biri, şüşko lügatında küfür sayılır.. Bırakınız totikler rahatsız olurlarsa kendileri söylesin.. Sanılanın aksine bizler az kemikli olduğumuz için lastik gibi esnek oluruz, hamur gibi girdiğimiz kabın şeklini alırız..
Tüm bunlar elbette koca hayatta mühim birer dert değil.. Gel gör ki yaşanmış ve yaşanacak gerçekler.. Bunları değiştirme gücümüz varken neden yalnızca söylenip hiçbir şey yapmadan, memnun gibi göründüğümüz ama bizi yoran bu durumla yaşayalım? Kilomuz ne olursa olsun, bittabi önce içimiz aydınlık, iyi olsun.. Sevilmeye layık olmak için belli bir kilo limiti yok.. Asgari ya da azami sevilme kilosu diye bir şey yok.. Ben kendimi her halimle seviyorum, şeklim şemalim ne olursa olsun sevildiğimi de biliyorum..  Yine de kendimize farklı ve daha konforlu bir hayat için şans verebiliriz.. Belki bir gün yaşamımıza gemi değil de minnoş bir yat olarak devam edip, açık sulara yelken açarız.. Sağlıklı buseler..