9 Nisan 2013 Salı

Sizin Kaç Yüzünüz Var ?

İkiyüzlü.. Ne sevimsiz bir kelime.. Bizden çok uzak ama.. Kendimiz her zaman en dürüstüz, en samimiyiz ne de olsa.. İkiyüzlülüğün yanından bile geçmeyiz.. Eğri oturup doğru konuşmaya ne dersiniz? Aslında hepimiz ikiyüzlüyüz.. Hatta iki değil belki ikiden fazla yüzümüz var.. Toplumda, gayriihtiyari, taktığımız bir çok maskemiz var.. İğneyi kendime, çuvaldızı size batırayım o halde.. İşte bana bakarsanız tam bir leydiyim.. Küfür etmem, asla sinirlenmem.. Hatta bazen biri argo ya da küfür içeren bir konuşma yapmaya teşebbüs ettiğinde "Ceren hoca var, şimdi ayıp olur söyleyemem" der.. Oysa bildiğim hatta ara sıra kullandığım özlü küfürleri yazsam burdan karşıya 3. köprü olur.. İş yerinde dünyanın en sakin insanıyım.. En sabırlısı.. Hiç kimse ya da hiç bir davranış beni sinirlendiremez.. 10 saat de ders yapsam, sabrım asla tükenmez.. Gülen yüzüm hiç solmaz.. Eminim bu satırları okuyan cefakar annem derinden bir "offf" çekmiştir.. Evde adeta bir canavara dönüşüyorum.. En basitinden işten gelip evde istediğim bir şeyin eksik olduğunu gördüğüm zaman, ekmeği kalın dilimlediği için karısını döven, yemeği beğenmediği için tabak fırlatan sığır erkekler gibi oluyorum.. O sabırlı, melek insan gidiyor, yerine sağduyusuz, tezcanlı bir kişilik geliyor.. Çeneme vurmak suretiyle annemin başının etini yiyorum.. Etrafıma genelde neşe saçarım, dışarıdan bakıldığında hiç derdim tasam yoktur, hayat çok kısadır, çiçekler, böcekler, kelebekler, laylaylay.. Biri derdini anlattığında bazen sinir olunacak derecede pozitif oluyorum.. O yüzden bazen tavsiyeye ihtiyacım olduğunda kendime dışardan bakıyorum, başkasıymış gibi.. O zaman daha acımasız, daha olumlu olabiliyorum.. Yahut biri hastaysa "bak çaresi varmış, geçecek" diyorum.. Peki kendim dertliyken neler oluyor? İşte o an dünya duruyor, dönerse de yer yerinden oynuyor.. Grip bile olsam hemen ailemdeki hastalık geçmişinin bana verdiği yetkiye dayanarak kendimi amansız hastalık sahibi yapıyorum.. Bunlar sadece maskelerimizden bir kaçı.. Sevmediğimiz insanlarla vakit geçirmek mecburiyetinde kaldığımızda hangimiz adeta birer dünya tatlısına dönüşmüyoruz? Şimdi söyleyin kaç yüzümüz var bizim? Bunlar belki masum ikiyüzlülükler, zararı varsa sadece bize.. Bazen de otokontrolümüzün bir parçası, birer kabuk, topluluk içindeki şartlanmışlıklarımız.. Dünyanın belki de kendisi çok riyakar.. Biz de buna ayak uydurmak durumunda olduğumuzda en cici maskelerimizi takıyoruz.. Jackson Brown demiş ki: "Karakterimiz, kimsenin bakmadığını düşündüğümüzde yaptığımızdır." Başka sözüm yok, hakim bey.. Buseler..