18 Ağustos 2014 Pazartesi

Erkekler Mars'tan Kadınlar Venüs'ten

Kadın ve erkek eşitliğini savunmamak elde değil, ama her ikisinin de toplumdaki yeri, bakış açıları bir hayli farklı.. Kısa bir özet geçelim o halde..

Kadının yer çekimine karşı gelemeyen minnoş bir göbeği bile olsa "yemiş yemiş hacetini gidermemiş" olur.. Erkekse kaçak kat çıkılmış gecekondu göbeğiyle, birer oyuncak ayı sevimliliğiyle toplumda kabul görür..

Kadın, kati suretle art arda ilişki yaşayamaz.. Biten ilişkinin en az kırkı çıkmalıdır.. Erkekse, değil kırkını beklemek isterse medeni hali nişanlı yahut evli olsun, alt tarafı çapkın olur..

Kadın bir düğüne gelin değil, sadece davetli olarak katılmak için birkaç saat değil kostüm seçimi, kayıp arar gibi ayakkabı  bulma çabası dahil günler harcamak durumundadır.. Erkekse, Arda Turan yahut Seda Ablamızın oğlu Oğulcan gibi kısa paça-renkli ayakkabı kombini yapmazsa jilet takımını çekti mi, yarım saate hazır olabilir..

Kadın, sinirlendiği zaman küfredemez.. Yabancı filmlerde, "lanet olsun" diye çevrilen "fuck you!" kalıbı misali ancak sansürlü küfredebilir, aksi takdirde avam olur.. Erkekse, küfretmezse ılık olur..

Kadın, dolmuşta içine kapanan Teenage Mutant Ninja Turtle gibi oturmalıdır.. Erkekse, kurbağa gibi bacaklarını açıp dilediği gibi oturma ve yanındakini rahatsız etme hakkına sahiptir..

Kadın, herhangi bir kavgaya karışmak zorunda değildir.. Olay çıktığında, Atma Ziya kıvraklığıyla ortamdan sıvışabilir.. Erkekse, kendini ilgilendirmeyen bir kavga dahi olsa, olaya müdahale etmek durumundadır..

Kadın çalışmak istemezse, evinde oturup Sıdıka'nın hayalindeki gibi kırk bin çocuk çorabı yıkayıp ev hanımı mesleğini tercih edebilir.. Erkekse, çalışıp evine ekmek getirmek zorundadır.. Aksi halde, faydasızın önde gideni olur..

Kadın, içki içmese de olur.. Erkeğinse, içki içmek boynunun borcudur.. Yoksa ocak dışı kalır..

Kadın, flört aşamasındaki erkek arkadaşının hesabını ödemek zorunda değilken, erkek en azında köprüyü geçene kadar OGS yerine gişelerden para ödeyerek geçmek zorundadır..

Kadın, hayatı boyunca istenmeyen tüylerle uğraşmak durumunda kalırken, erkek istenen tüyleriyle övünür..

Kadın, saçları beyazlandığında genelde boyama ihtiyacı hissederken, erkek kır saçlarıyla Bir George Clooney yahut Richard Gere havasına bürünerek gerim gerim gerinir..

Gördüğümüz ve bildiğimiz üzre, iki cins birbirinden çok farklı olsa da aslında hayat müşterektir.. Kadın çocuğunun bezlerini değişirken, o bezleri eve getirmek için de erkeğin çalışması gerekir.. Yani diyeceğim odur ki dostlar, kadın-erkek eşitliğinden öte insan eşitliği lazım bize.. Her cinsi, her insanı kendi koşullarıyla değerlendirmeyi unutmayalım.. Buseler..




5 Ağustos 2014 Salı

Anne Benim Diz Kapaklarım Varmış !!

 2. derece obezlikten, balık etli insan namzetliğine terfi etmiş bir kimse olarak, size kilo vermenin avantajlarını, baba Erdoğan'ın, oğlu cicikuş Bilal'e anlatması gibi büyük bir dikkatle aktaracağım..

Kostüm rahatlığı: Yanında birkaç "x" ibaresi olmadan large bedene girebildiğiniz an "halüsinasyon" demeyi tek seferde başarabilmiş Tansu Çiller mutluluğu yakalıyorsunuz.. Hem de bulduğunuza razı olmadan, gerçekten zevkinize göre giyinebiliyorsunuz.. Ayrıca üşüdüğünüz zaman, arkadaşınızın hırkasını giydiğinizde üstünüze bolero gibi değil de gerçekten hırka gibi duruyorr.. Spontane  gelişen arkadaş konaklamalarında da, evin erkeğinin pijamalarını değil de arkadaşınızınkileri giyebiliyorsunuz..

Arkadaş ortamında oyuncak ayı muamelesine son: Girdiğiniz her ortamda nesli tükenmiş panda muameleleri artık azalıyor.. Yine de çok sevimliyseniz, kemerlerinizi bağlayın ve sıkılmalık yanaklarınızı uzatın..

Tık nefessiz günler: Hem obez olup, bir de üstüne sigara içtiğiniz günleri düşünün.. Yokuşa gerek yok, düz yolda bile telefonla konuşurken nefes nefese kalmaya son.. Artık yokuş çıkarken detone olmadan şarkı bile söyleyebilirsiniz..

Bacaklar: Bacaklarınızı uzatmanın dışında, bağdaş kurup, üst üste de atabilirsiniz.. Hatta abartıp bacak bacak üstüne attığınızda üstteki bacağınızı diğerinin arkasına dolayabilirsiniz bile.. Nirvana'ya beş kala..

Araç kullanımı: Dolmuşa bindiğinizde yanınızdakini rahatsız etmemek için içinize kaplumbağa gibi kaçmak zorunda kalmıyorsunuz.. Hanzo adamlar gibi bacağınızı 3 metre açmasanız da efendi efendi oturduğunuzda tam bir porsiyon ediyorsunuz.. Arabada ya da takside arkaya oturduğunuzda da, öndeki koltuğu ileri alma zahmetinden kurtarıyorsunuz insanları..

Ayakkabı bağlamak: Her tombulun dostu olan merdivenler, ayakkabı bağlamak için değil de sadece amacı dahilinde inip çıkmak için kullanılmaya başlanıyor ve eğilip o bağcıkları bağladığınız o an, adeta kızgın kumlardan serin sulara atlamış hissine kapılıyorsunuz..

Mutfak masrafı: Evinizin yakınındaki esnafı sükut-u hayale uğratmış olsanız da, bütçeniz ciddi anlamda artıya geçiyor.. Benim gibi az yemek için sigaraya saldırmazsanız, daha hoş olur tabi..

Saç: Sırtınızı kapatmak için upuzun saçlara ihtiyacınız kalmıyor.. Minnoş saçlarınızla daha hafif ve özgür oluyorsunuz..

Yeni keşfedilen anatomi: Bir çift diz kapağı, kırmızı başlıklı kızın babaannesinin büyüklüğünde gözler ve aslında bir boynunuzun olduğunu anlıyorsunuz.. Leğen kemiği de bonus olarak karşınıza çıkıyor.. Şahsım adına yıllardır "aradığınız kemiğe şu an ulaşılamıyor" pozisyonundan, diz kapaklarını neredeyse öpüp koklayacak bir kimse haline geldim.. Ceru kalp diz kapakları..

Dinginlik: Yönetici Sabri Bey asabiyetiniz, yerini yavaş yavaş sinirleri alınmış bir antrikot yahut Eti pufa bırakıyor.. Çakırkeyf olan insan gibi "öpücem güzel kardeşim" ruh haline bürünüp pek bir tatlişko oluyorsunuz..


Fotoğraf: En güzeli de fotoğraflarda büst gibi sadece kafanızın çıkmasına gerek kalmıyor.. Ünlü düşünür Petek ablamızın da dediği gibi "sen boydan fotoğraf çektirmek nedir bilir misin sevgilim?"..

Hayat: Siz kilo verdikçe hayat size gerçekten daha iyi davranmaya başlıyor.. Seçimlerinizi daha iyi yapabiliyor, hiçbir şeyin imkansız olmadığını görüp, kendinize ciddi anlamda saygı duyup sevmeyi öğreniyorsunuz..

Kendinize bir iyilik yapın.. Sizi aslında mutsuz eden, hayattaki her türlü fazlalığınızdan kurtulun.. İnsan olsun, kilo olsun.. Sizde fazlalıksa, anlık mutluluğunuzu unutun.. İlerde her an mutlu olabileceğiniz günleri hayal edin, sabredin, çaba gösterin ve inanın.. Kilolu olduğunuzdan yakınmayın, zayıfladığınızdaki hazzı düşünün.. Sosyal medyadaki yakarışlarımla, hiç yüzünü bile görmediğim iki kişinin kilo verme yolunda ilk adımı atmasına katkım oldu.. Kenan Şeranoğlu ceketi giyip, Tarkan'ın Şımarık şarkısı eşliğinde dans edip, minik bir Titan Saadet Zinciri kurarım belki, kim bilir.. Sağlıkla kalın.. Buseler..