2015'e bomba gibi girdim.. Barış Manço'nun şarkısında dediği gibi: İnsanın bir kez ters gitmesin işi, muhallebi yerken kırılır dişi.. Ben de pamuk gibi açma yerken dişini kıran bir kimse olarak tabii ki bu tersliklerden nasibimi aldım... Önce Lokumumu kaybettim. Ardından iki hafta arayla bahçede baktığım
Çirkin ve Cafer'i.. İki damla yağan karda kayıp 12 iğne, 3 hafta
boyunluk ve bir ömür egzersizle geçecek boyun düzleşmem olduğunu
öğrendim.. Her gün maruz kaldığım kas gevşeticilerin bana verdiği
yetkiye dayanarak kapı gıcırtısına ağlar oldum.. Boynumu görmeyi
özledim, sağa sola rahatça bakabilmeyi, güne ağrısız başlamayı, kolumu
tamamen kullanabilmeyi, sürahiyi kaldırıp bardağıma su koyabilmeyi..
Ağrıdan şuurumu yitirip evde kafama gözüme ne bulup takıyor olsam da,
yine de halime şükrediyorum.. En azından güne başlayabilecek kadar
sağlıklıyım.. Beni her gün arayıp halimi soran güzel dostlarım ve bu
süreçte huysuz bünyemin nazını dibine kadar çeken bir annem olduğu
için.. Yaşadığım şey geçici olduğu ve hala tek parça olduğum için..
Diyeceğim o ki dostlar sağlığınızın kıymetini bilin.. Bazen bu aksi
hayatın kıymetini anlamak için ufak tersliklere ihtiyacımız var..
Olaylara iyi yanından bakmayı unuttuğumuzda hayat sağ olsun bize şırrak diye hatırlatıyor.. Kedilerimin hastalığında sabaha kadar aportta beklemekten 3 haftada 5 kilo almışım.. Kafa kısmımdaki kelepçem yüzünden ağzım zor oynadığı için 1 günde 1 kilo vermeye başladım bile.. Süleyman Demirel gıdığım 3 haftada filinta gibi olacak.. En önemlisi kafamı eğemediğim için bulaşık makinesini boşaltma vazifesinden izne ayrıldım.. Günlük aktivitelerinizi kolayca icra edebildiğiniz her güne şükretmeyi unutmayın.. Bugün kullandığınız kolunuz, yarın aynı görevi yerine getirmeyebilir.. Ufak meseleleri dert etmeyin, sağlığınız varsa sizden şanslısı yok.. Sağlık dolu buseler..
16 Ocak 2015 Cuma
Kıssadan Hisse
2015'e bomba gibi girdim.. Barış Manço'nun şarkısında dediği gibi: İnsanın bir kez ters gitmesin işi, muhallebi yerken kırılır dişi.. Ben de pamuk gibi açma yerken dişini kıran bir kimse olarak tabii ki bu tersliklerden nasibimi aldım... Önce Lokumumu kaybettim. Ardından iki hafta arayla bahçede baktığım
Çirkin ve Cafer'i.. İki damla yağan karda kayıp 12 iğne, 3 hafta
boyunluk ve bir ömür egzersizle geçecek boyun düzleşmem olduğunu
öğrendim.. Her gün maruz kaldığım kas gevşeticilerin bana verdiği
yetkiye dayanarak kapı gıcırtısına ağlar oldum.. Boynumu görmeyi
özledim, sağa sola rahatça bakabilmeyi, güne ağrısız başlamayı, kolumu
tamamen kullanabilmeyi, sürahiyi kaldırıp bardağıma su koyabilmeyi..
Ağrıdan şuurumu yitirip evde kafama gözüme ne bulup takıyor olsam da,
yine de halime şükrediyorum.. En azından güne başlayabilecek kadar
sağlıklıyım.. Beni her gün arayıp halimi soran güzel dostlarım ve bu
süreçte huysuz bünyemin nazını dibine kadar çeken bir annem olduğu
için.. Yaşadığım şey geçici olduğu ve hala tek parça olduğum için..
Diyeceğim o ki dostlar sağlığınızın kıymetini bilin.. Bazen bu aksi
hayatın kıymetini anlamak için ufak tersliklere ihtiyacımız var..
Olaylara iyi yanından bakmayı unuttuğumuzda hayat sağ olsun bize şırrak diye hatırlatıyor.. Kedilerimin hastalığında sabaha kadar aportta beklemekten 3 haftada 5 kilo almışım.. Kafa kısmımdaki kelepçem yüzünden ağzım zor oynadığı için 1 günde 1 kilo vermeye başladım bile.. Süleyman Demirel gıdığım 3 haftada filinta gibi olacak.. En önemlisi kafamı eğemediğim için bulaşık makinesini boşaltma vazifesinden izne ayrıldım.. Günlük aktivitelerinizi kolayca icra edebildiğiniz her güne şükretmeyi unutmayın.. Bugün kullandığınız kolunuz, yarın aynı görevi yerine getirmeyebilir.. Ufak meseleleri dert etmeyin, sağlığınız varsa sizden şanslısı yok.. Sağlık dolu buseler..
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)