Geçenlerde Facebook
listemde gördüğüm biri hakkında “Aaa ben onunla bir ara ne
konuşurdum ya, sabahlara kadar icqda, messengerda.. Sahi ne
konuşurmuşum acaba?” dedim.. Kendisini en son lisede görmüşümdür,
en iyi ihtimalle belki de caddede falan karşılaşmışımdır..
Sonra beni aldı bir düşünce arkadaş nedir, kime denir,
arkadaşlar kaça ayrılır ? Gelin birlikte arkadaş türlerini,
işlevlerini ve özelliklerini inceleyelim..
Tavşan
boku arkadaş: Bu arkadaş türüne mensup kimseler adı
üstünde plastik gibidirler, ne kokarlar ne bulaşırlar.. Rast
gelirseniz görüşürsünüz, onlardan bir ricada bulunmayın ya da
bir derdinizi paylaşmayın zira görünmezlik iksiri içmiş gibi
bir anda ortadan kaybolurlar..
Özledim
- görüşelimci arkadaş:
Kendisini en son lisede görmüşlüğünüz vardır.. Facebook,
Twitter ve bilumum sosyal ağlarda ya da yolda karşılaşırsanız
en sahte gülümsemenizle konuşur ve o can alıcı cümleyi
söylersiniz: Canım özledim yeaa görüşelim, sen bilmem kimleri
de ara da ayarlanalım (fonda Yeliz'den yalaaaan şarkısı
çalmakta).. Ne yalan söyleyeyim, zaman zaman ben de bu gruba dahil
oluyorum..
Herkesin
bir yerden arkadaşı, herkes beni sevsinci arkadaş: Efendim
türler arasında en tehlikelisi budur.. Bakmayın herkesle arkadaş
olduğuna, kendisi ahtapot gibidir.. Çok sevildiğinden, sevdiğinden
değildir herkesle arkadaşlığı, meraklı tiplerdir bunlar.. Eller
kollar her yere, herkese uzanır.. Arkadaş kalabalılığı sosyal
çevreden değil, herkes beni sevsincilikten kaynaklanır..
Gördüğünüz yerde topuklayın derim..
Hazır
arkadaş: En sevdiklerimden.. Benim iki tane var hazır
arkadaşım,.. Annemim liseden dostlarının kızları, biri ben
doğmadan diğeri ben doğduktan sonra hayata açmış gözleri..
Birbirimizin büyümesine tanıklık edip beraber büyüdüğüm
canlar..
Kıtalar
ya da şehirler arası arkadaş: Eğer gerçekten candan
dostunuzsa, mesafelerden dolayı aylar da geçse görüşmeyeli
kaldığınız yerden devam edebildiğiniz, uzakta da olsa hayatından
bihaber olmadığınız arkadaşlardır.. Mesafelerin kilometrelerle
ölçülmediğinin kanıtıdır onlar..
Afet
arkadaşları: Hayat koşuşturmasında sık görüşemediğiniz
fakat her türlü, ölüm, mevlüt, hastalık gibi felaket
durumlarında bir anda yanınızda bitiveren arkadaşlar, çoğu
zaman canlardır..
Yıllardır
tanınıp birden sıkı fıkı olunan arkadaş: İstisnalar
dışında kendisinden yoğurda batırsanız cacık olmayacak
türdendir.. Akıl var mantık var, onca sen yanında duruversin
iletişim kurma, konuşma sonra hasbelkader uzun süre aynı ortamda
bulunmaya başla canciğer derken kazılan kuyunun içinde kendini
bulursun maazallah aman diyim..
Vefanın
sadece semt ismi olduğunun ispatı arkadaş: Bu türe hepimiz
belli aralıklarla dahil oluruz.. Geçen bir arkadaşıma da
söylediğim gibi, bu tipte birkaç arkadaşımız olsun kurban
bayramında öküz niyetine kesip Sırat'ı OGS ile geçebiliriz..
Cümledeki öküz kılığına girdiğim zamanlar olmadı mı bittabi
oldu, bunla övünecek değilim ama vefasızlıktan yakınıp bazen
istemeden de olsa alasını kendimiz yapıyoruz..
Dönemsel arkadaş: Bu tür, arkadaşımızın arkadaşı kontenjanından
hayatımıza girip bir süre en yakınımızdan da yakın olur,
yemeler, içmeler, birbirinde kalmalar derken bir bakmışın ben
yokmuşum şeklinde tasını tarağını alıp görevini
tamamladıktan sonra yoluna devam eder.. Nadiren de olsa dönemsel arkadaşın kadrolu arkadaşa dönüştüğü de görülmektedir..
Ailedaş:
Nam-ı diğer doğmamış kardeşlerdir.. Hayatınızın büyük
bir çoğunluğuna tanıklık etmiş, kelimelerden ziyade kaş-göz
ikilisiyle anlaşabildiğiniz, eli kanasa elinizin acıdığı, mutlu
olsanız sizden çok kalbi çarpandır..
Özlenen
arkadaş: Tanımlanamayan bir cisim olarak hayatınıza girip
bir süre kaldıktan sonra nasıl çıktığını anlamadığınız,
kendisi için asla uygun sıfatı bulamadığınız, zaman zaman
aklınıza geldikçe kısa süreliğine de olsa içinizi sızlatıp
geçen tür..
Geç
gelen arkadaş: Artık bu saatten sonra kalıcı arkadaş mı
edineceğim dediğiniz üniversite çağında tanıdığınız,
genelde sayısı iki ya da üçü geçmeyen, ama hayatınızdaki
sağlam yerini alan, iyi ki tanımışım, geç de olsa
dediklerinizdir.. Ben de dedim mi, dedim..
Arkadaşın
eski sevgilisi olan arkadaş: Çok ince bir çizgidedir.. Bu
noktada arkadaşın sevgiliden nasıl ayrıldığı önemlidir..
Şayet arkadaş hunharca terk edildiyse, kaderin sillesini ex e terfi
etmiş şahıstan yediyse Facebook'tan, meysbuktan tek tıkla
silinir, yolda görülse yanağına buse değil de bir adet "tükür
babana çocuğum" tükürüğü kondurma isteği doğurur.. Eğer
ortada skandal, ihanet yoksa bir Semra kaynana atasözü olan "iki
sevgili ipektir, araya giren köpektir" mantığıyla etliye
sütlüye karışılmaz.. Neticede kraldan çok kralcı olmamak gerekir..
Medeniyet denen tek dişi kalmış canavar hepimizi selamlar..
Çoğumuz
belki ideal arkadaş olmayabiliriz, ama en azından hep aklımızda
olan arkadaşlarımızı ben aradım bak o aramadı gibi hesaplara
girmeden, aklımıza geldiği o an arayıp sorabiliriz.. Arkadaş
iyidir, hele de arkanı döndüğünde sonsuz güvenle hep orda
olduğunu ve olacağını bildiğin daha da iyidir.. Yazıma
karikatürle son vermemek olmaz pek tabii.. Buseler..

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder